www.arabeskrap.gen.tr
Bu sitemiz artık kapanmıştır
Yeni Sitemiz Açılmıştır

www.rapinfo.net ' e bekliyoruz

Dj Ates Forume Biz - EFSANE FAN
 
AnasayfaAnasayfa  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  İletişimİletişim  

Paylaş | 
 

 >>>VAY BAŞIMA GELENLER (TİYATRO OYUNLARI, SKEÇLER, PİYESLER, ORATORYOLAR) <<<

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
QæmO
Banlanmış
Banlanmış


Cinsiyet : Kadın

Lakap : LAkAbım yOk BeNm Abİİ :D

Nerden : tOkat OLsA keSkem!..

Yaş : 25

Kayıt Tarihi : 08/10/08

Mesaj Sayısı : 3697

Hobi : FaMilİa tOkat...MaLaTya Style,,

Rep Sistemi : 55

MesajKonu: >>>VAY BAŞIMA GELENLER (TİYATRO OYUNLARI, SKEÇLER, PİYESLER, ORATORYOLAR) <<<   Paz Ocak 04 2009, 15:56

>>>VAY BAŞIMA GELENLER (TİYATRO OYUNLARI, SKEÇLER, PİYESLER, ORATORYOLAR) <<<
VAY BAŞIMA GELENLER (TİYATRO OYUNLARI, SKEÇLER, PİYESLER, ORATORYOLAR)



Sahne 1

GİRİŞ

Dekor: 2 divan, bir sehpa, yerde kilim, duvarda çeşitli köy süsleri.

(Halit elinde gazete divanda oturmakta, Gelin elindeki eşyayı işlemekte, divanın diğer köşesinde oturmakta, Nihal yerde dergiye bakmakta.)

Gelin: Vallaha yeter Halit, ben daha dayanamim, nedir bu anandan çektiğim

Halit: (bağırarak) Eee ne edem gari, anam ha gapıya mı koyam.

Gelin: Sabahtan akşama kadar avalla, işle uğraştığım yetmi, bide ananın nazı

Halit: Tevbeestağfurullah

Gelin: Anana bir çare bul. (Sitemli bir sesle)

Halit: Sus gız, eşek gibi bağacaksın, anam ha (sinirle kalkıp karısını döver) eşek gibi bağacaksın (Gelin çığlık atar.)

Gelin: Anansa anan ne edem. Bu yaştan sonra kocaya mı gidecek bilmim aklını heriflerle bozmuş (bağırır)

Halit: Sana ne ula, yaşlı başlı garı, sana ne

Gelin: Ne biçim yaşlılık, yok dokuz yüzlü hatlar, yok akşam yemekleri bu ne biçim yaşlılık, bu ne biçim ana

Halit: Sus (elindeki kalemi karısına fırlatır)

Gelin: (Çığlık atar)

Kaynana elinde tesbih, kambur şekilde, titreyerek içeri girer.

Kaynana: (Torunun önündeki dergiyi karıştırıp) Yine nedir, arğamdan eziz mübarek günde kavga edisin, Allah canını almıya (Torununun kafasına vurur, sonra divana oturur)

Gelin: Yine ne yumurtlayacağsın

Kaynana: Ben senin gibi miyim, yarım kilo isot alana kadar, elin tavlacısınla yarım saat, başı açığ mohebbet edem.

Halit: Ne etmiş, ne etmiş (bağırır)

Kaynana: (Halit’e döner) E he çağam, seninde gulağın sanki sikkeyle delmişler. Hele söle sen ne tez duydun. Senin garı bugün başı açığ elin tavacısınla iki saat vır vır çene yapmış.

Halit: (Karısının üzerine yürür) Gız doğru mu söli.

Gelin: (Bağırarak) Yalan söli, ha zaten garı bunamış

Kaynana: Sen bunamışsın, sen git, senin o xxxxx budasınlar, hele saçlara bağ tifit tifit, Allahsız

Halit: (Anasına bakıp) ne bağırisin

Kaynana: Ya nedem ya

Halit: Kağam kahveye gidem, sen gene garıyı bana sızlatacağsın

Kaynana: Teeev. Sen nerde, garı sızlatmak nerde, seninkisi boş küpe osurmağ anam.

Halit: Kağ gız ceketimi getir.

Kaynana: Eskinin herifleri oladı, bele garıyı bi döndirirlerdi vala doğtur Raşit bile on günde tamir edemidi.

Halit: (Ceketi alırken bi yumruk atar karısına, karısı yine çığlık atar)

Gelin: (Aaa)

Halit: Dövem ele gidem elese

Kaynana: Çağam, vurisin, ele gafa yerlerine vurha. Sen o gün vurmişsin, gözünün ögünü morartmışın, geti zöhre hanım gile digasken görmeye. Zöhre hanım bilisin dedikodu yapmağa laf eri, onda garının içerisinde söledi, gız anam anam, bu gelininizin gözünün önüne ne olmuş. Hemen gurtarma oparasyonu atladım, söledim anam gözüne buzdolabı düştü, ama heralde inanmadı (oğluna döner)

Gahvede ne bulmuşsun ha, otur iki tene lafın belini gırağ ha.

Halit: Gidem fayans dizem.

Kaynana: He ne bulmuşsun bilmimki, o fayans dizmede, dominomumudur nedir, he vallağ. (Halit gider)

(Gelin köşede ağlamakta)

Kaynana: (Geline döner) Ulu ulu baykuş, yine bit enemizin başını yedin nedir ele divanın ucuna guş gibi tünemişsin. Kağ iki tene cevüz çığarda getir kırağ yiyek, canımız sıkılmaya

Gelin: Onda fındık fıstığ yetmimi, bide cevüzün eksik

Kaynana: Ehe ne disin anam, seninde çeyizin eksikti, benim buzağı oğlum seni aldı.

Gelin: (gülerek) ohhh canıma değsin, çatla patla

Kaynana: Ölim sana, toprağ başına he valla. Görende diyecek zaar, gız anam anam bu gelini sabahtan ağşama kadar, araba araba zobayla döviler he valla. (kaynana gelinin omzunu bir tane vurur, gelin yine çığlık atar)

Gelin: Yok dögmiler

Kaynana: Demezler ki dii köpüç gibi, bi garış dışarda.

Gelin ele sen ölmiyesin, sürünesin işşallağ ha. Allah sana ecel ölümü nasip etmeye, imam gele, geri gidde işşallağ ha.

Gelin: Anam sus, sen benden ne istisin sus sus (bağırır)

Kaynana: Sus ya sus, gız anam sen benim böbregimi yedin, gız eyle değildi, cigerimi yedin cigerimi he valla.

Ben sessiz bi gaynanayım, dilimi garnıma çekmişim oturim. Ya hağın kaynanaları gibe eye yoğa söylenedim ne derdin. Olanı biteni ağşamla oğlana yetiştiredim ne derdin. Yaa benim gibi gaynana o herkesin başına işşallah (seyircileri işaret eder)

Gelin: Tamam sus artık. Sen benden ne istisin, ne istisin yeter be bıkmışım usanmışım.

Kaynana: O zaman çek git, oğlanda bi rahat nefes alır. (Torununa seslenip)

Kaynana: Nihâââl

Nihal: (ukâla bir tavırla) benim adım nihââl değil, Nihal

Kaynana: Özür dilerim çağam, seni bir lokma torunuma benzettim de

Nihal: Ne sende Semra kaynanayı geçtin.

Kaynana: (Terlikle toruna vurur) Herle bağ hele densüze, gız anam, ben elli sefer, bu çağa doğduğunda ismini Halil İbrahim koy, hassağ hoş söleyek ha.

(Gelin ve torun ağlamaya başlar, gelin söylenir)

Kaynana: Ağla, ağla, sen ele edisinki oğlan glee size acıya bağanda kıza demi, valla ele ağlarım ki, üstüme ispat bile edemesin. Ağla ağla, zırla, zırla.

Gız anam şimdi oğlan gelir, iki tene de ben ağlayam (deyip ağlamaya başlar)

(Erkek torun ses duyar, gelir)

Erkek Torun: Ana ana, noluyor burda. Sesiniz aşağı mahalleden duyuluyor.

Nihal: (Abisine döner). Bilmiyonmu nenem yine bizimle uğraşıyor.

Erkek Torun: Of nene yeter yeter (Seyirciye döner) bilmiyorum ki neden anlaşamaz kaynana gelin (diye söylenip Nihalle diğer tarafa giderler)

(Halit içeri girer)

Halit: Ne oli, nedi rbu haliniz.

Gelin: Anaya sor.

Halit: Ana ne oli (Ağlıyan anasının ağzını kapatır)

Kaynana: Çağam sen gittin, üzerime yürüdü (bacağını açıp göstermeye çalışır) aha maşayla her tarafımı morarttı.

Halit: (Anasının bacağını açmasına izin vermeyip) Ana yapma ayıp.

Kaynana: Bağan dedi kağ, siktir ol git. Sanki aşımı, ekmeğimi o verir

(Halit karısını döver)

Gelin: (Çığlık atarak) yalan söli

Halit: Hele şunlara bak sanki biri Rum biri Yunan

Kaynana: Eee ikiside aynı poğ çağam.

Halit: Allahıma kitabıma bi daha sesinizi duyarsam, ikinizi kapının dışına koyarım.

Kaynana: Eyi olur kadanalam. Bu çağaların boğlu bezlerini de sen yıkarsın.

Halit: Garı yatakları yap yatalım (of çeker, yatmaya giderler)

Kaynana: De get yat, zaten ben bilim ben bu eve fazla gelim, üç aydır niye üç aydır nasılki nasıl ki yarın aylık alacam ikisi birden başliler kimin anası gaham gızıma gidem sizde zukkum yeyin.

(Titreyerek, seyircilere arkasını dönüp divanın altındaki bohçasını alır.)

Kaynana: Bohçamıda hazırlamışım anam. Allah divana durmuşum hayırlı gısmet çıkarsın inşallah (dış kapıdan çıkar)



2. Sahne

Kapı çalar, tak tak tak.

Gelin: Bu saatte kim öyle. Geldim, geldim. (Kapıyı açar) Aaaa. Ana sen hoş gelmişsin.

Kaynana: Hele çarşafımı tut, zaten yorulmuşum.

Gelin: Bohçasını da götürmüş.

Kaynana: Bohçamı da al ama içi dağılmaya, emanetler var. (Söylenerek divana oturur) Gız anam anam yoruldum.

Gelin: (Yanına oturup) Sen nerdeydin, nerelere gittin.

Kaynana: Gız hele hüş, Allahın seversen dalga geçme, çok moralim bozuğ.

Gelin: Hele anlat.

Kaynana: Gız anam, ben sölim. Sen kime benzisin bele, bu kadar datlısın ha, ben seni çok sevim gelin.

Gelin: Uy Allah.

Kaynana: Vallaha.

Gelin: Hiç yağcılığ etme.

Kaynana: Yalan sölisem, ağzım gözüme gire. Hele gel. İki tene sevem (dizine yatırır, baiını okşayıp seyriciye sevmediğini gösterir) Gelinim gelinim (der).

Gelin: Hele anlar, nere gittin

Kaynana: Söliyecem ama Allahın seversen Halite sölemiyesin

Gelin: Düşünmem lazım.

Kaynana: Gelin, ben sevdalandım.

Gelin: Anaaaa, bu yaşta

Kaynana: Niye, ne var yaşımda. Gelin Halit’e bi şey söylemiyesin. Gız ben seni çok seviyim ha.

Gelin: Hıhı hıhı.

Kaynana: Gece yarısı evden çıkmadım, bele dümdüz gididim uzak ola, eyni sen gibi 3. Sınıf mehelle köpeği gördüm. Ele korğtum, ele korğtum ki

Gelin: Uy Allah sen

Kaynana: He, ben korğtum. Pasaklıgillerin avlusuna girdim. Of of.

Erkek Torun: (Dışarıdan içeri gelir) Nene seni birisi soruyordu.

Kaynana: Essağmı disin, gel güzel torunum, kim soridi.

Erkek Torun: Zöhre teyze varya, o sordu.

Kaynana: Anası gılığlı nedem Zöhreyi.

Erkek Torun: Niye seni kim soracaktı başka, Tom Crus mu?

Nihal: (Salona girer) Yok abi, onu bu yaştan sonra, sorsa sorsa, Azrail sorar. Görmüyor musun bir ayağı çukurda.

Erkek Torun: Yok yok, hiçbir şey olmaz maşallah turp gibi. (der, nenesini gösterir, gülüşüp çıkarlar)

Kaynana: Kargadan bülbül heç olur mu, anasına benzemişler.

Gelin: Ne istisin çocuktan

Kaynana: Hele hüş Allah’ın seversen zaten sevdam başımda. Gidem iki tene beste yapam (kalkar bağlamayı alır) Aaa bunun sapları mayışmış, telleri gitmiş.

Gelin: Kim ne etmiş, sen gittiğinden beri ele duri.

Kaynana: Gız anam valla telleri mayışmış, hele bir ses ver, sölemi.

Gelin: Bildiğimiz mi

Kaynana: Hee. Hani sazcılar bele oturup, akort çeki ya, ondan ha. Hele söle mi, buna akort çekem.

Gelin: Çok istisen söyliyem e mi (ince bir mi der)

Kaynana: Gelin valla bu şapta bu kadar aralık var, hiç seninkinden yok, hele bi de söle ma

Gelin: Ana şimdi mi’yi anladık da, ma ne oli

Kaynana: Ma da kalın tel için anam. Hele bi söle

Gelin: Ma (ince bir sesle)

Kaynana: Gelin vallahğ sen yanlış akorta oturisin, sen daha lükus ahurlara layıksın.

Gelin: Söle, söle.

Kaynana: Mektup selam söyle benden Abuşa. Çabuğ uşağ, mektup selam söle benden Abuşa vaağ.

Gız hele sende iki tene dertli otir, hiç havaya giremim ha. Iraktır yollarda Abuşa, burda dön bek girsin (Saza vurur, dümbelek çalar gibi)

Divan gider, divan gider, yel eser divan gider, bülbül dalan güvenme, ayağını yorganına göre uzat.

Bülbül atı bögün, bülbül açmaz, karanfil açtı bögün, kokusu saçtı bögün, hergün bize gelen yar, kağıdan kaçti bugün. Yazmasıyla göz yaşlarını siler, sonra bağlamayı bırakır)

Gidem biraz uzanam (iç çeker) sevdalanmışım zaar of of (Dışardan komşu kadın gelir

Zöhre: (kapıyı çalar, gelin kapıyı açar) Gele gel gelin gel.

Gelin: (telaşlı) Hayırdır bu ne telaş

Zöhre: (Heyecanlı bir şekilde) Hayırdır, hayor. Ahaa… Pasaklıgillerden Abuziddin dede var ya

Gelin: Eee

Zöhre: Senin gaynanana sevdalanmış.

Gelin: Essağmı disin Zöhre, inşallah eveririz de kurtuluruz. (Gelin biraz düşünür) Halit’i razu etmeliyiz, o ne der bu işe

Zöhre: Onu bana bırak, ben ağzını ararım. Eee artık gidem bizim çağalar yemek bekler.

Halit: (Dışarıdan gelir içeride kimse yoktur) ulan nerdesiz ha, evin erkeği böylemi karşılani

Erkek Çocuk: (İçeriden salona girer) Ne bağırıyorsun baba, nenem uyuyor, annem de yemek yapıyor.

Halit: Niyeki ne olmuş anama, bu saatte uyii.

Erkek çocuk: Hiç sadece (Alaycı bir tavırla)

Halit: Eeee.

Gelin: (Telaşlı telaşlı içeriden girer) Hoş geldin herif anamın başı ağri uyii. (Çocuğu kolundan tutar içeriye götürür)

Kapı çalar.

Halit: (Kapıyı açar) Oooo Zöhre hanım hoş geldin

Zöhre: Hoş gördük

Halit: Garı gel gele, bağ misafir geldi.

Gelin: (Salona giren Zöhreyle öpüşür) Hoşgelmişsin Zöhre nasılsın eyimisin (der)

Zöhre: Sağ olasın, çok şükür eyiyiz, sen nasılsın, anan nasıl, essağ o nerdedir.

Halit: Başı ağrimiş yati (söylenerek) bu işte bir iş var ama hadi hayırlısı.

Zöhre: Hayırdır hayır inşallah. (Seyirciye dönüp söyler)

Gelin: Ben yemeğe bakam (Çıkar)

Zöhre: (Halit’e dönerek) Ananla aranız nasıldır, inşallah gelinle iyi geçini

Halit: Of of heç sorma, al birini vur ötekine

Zöhre: Eee ne olacak bele

Halit: Bilmim

Zöhre: Bilmeyecek ne var, ananı ever, herkes mutlu olsun.

Halit: (Hiddetle) Sen ne disin Zöhre hanım, bu yaştan sonra ne evermesi, milleti kendime mi güldürem (der Zöhreye çıkışır)

Zöhre: Eee daha sen bilirsin, yine de düşün (kalkar gider)

Halit: (Söylenerek dolaşır) kağı çalar.

Abuziddin ve kızı Naciye içeri girer. Abuziddin elinde baston titreyerek yürüyen, hafif kambur, gözlüklü 75 yaşlarında birisidir.

Halit: Oooo hoş geldiniz Abuziddin emmi (söylenerek) hayırdır inşallah bi şeyler döni ama anlarız.

(Gelin salona girer)

Gelin: Hoş geldin gız Naciye (deyip öğer), hoş geldin Abuziddin emmi (deyip elini öper)

Halit: Nasılsın Abuziddin Emmi

Abuziddin: Turp gibiyim evellallah (öksürür) anan nerde

Halit: Uyi, niye sordun

Abuziddin: Heç, göredik, bize bi gahve yapadı

Halit: Bu nedi Garı

Gelin: (Titreyerek) Nedesin yaşlı boşver

Naciye: Halit Abe nasılsın eyisindir işşallağ

Halit: Çok şükür

Naciye: Anan nasıl (Beğenmez gözlerle etrafı süzer.)

Gelin: Eyidir, azıcığ başı ağridi erken uyudu.

Abuziddin: Ooo! Bişe olmıyadı doğtora götürekmi bi bağam (Yerinden kalkarak kapıya doğru kalkar)

Naciye: Dur! Baba nedin hele gel buraya

Halit: (Ayağa kalkar) Noli hal (der)

Abuziddin: (kalkarak) heç merak ettim (der)

Naciye: Halit abe daha nasılsınız

Abuziddin: (Kızını dürtere) Söyle der

Naciye: (boyun bükerek) Öf, tamam söliycem zaır

Halit: Hayırdır ne söliyeceksiniz

Abuziddin: (öksürerek) Hayırdır hayır (deyip ayağa kalkar etrafta dolanır)

Naciye: Üff baba dur söliyecem

Abuziddin: (Titreyerek) heyecandan ben ne yaptığımı bilim mi (der)

Naciye: (Halite dönerek) Halit Abe biz hayırlı bir iş için geldik (der durur sonra söylenir) aslında şer ama neyse benim babamın inadı bula bula bu cadalozu buldu.

Halit: (Geline döner) ne diler bunlar karı (sinirli bir şekilde)

Gelin: (korkudan titreyerek) Bilmim

Naciye: Sözün kısası Allah’ın emri Peygamberin kavliyle ananı babama istik

Halit: Siz ne disiniz (Bağırarak) dellendinizmi çabuk gidin elimden bir kaza çıkacak

Abuziddin: (Titreyerek ayağa kalkar) Sonbaharımı almadan heçç bi yere gitmem.

Halit: (Sinirli bir şekilde ayağa kalkar) Abuziddin Emmi yaşına başına bağmam gözünü döver dişini kırarım (der misafirleri kovar)

Naciye: (Sevinerek) Oh oh vermediler (deyip söylenerek gider)

Gelin: (Üzgün bir şekilde kalkarak Halit’e dönerek) Bi anaya soradık (der)

Halit: (Gelini döverek) Ne sorması haa ne sorması.



3. Sahne

Kaynana: (İçeriden salona girer bohçasını alıp) Bu genç yaşta evde mi kalam ben giderim erkeğime. Bilim onların asıl derdi benim üç aylığım zuggum veririm (der evi terk eder)

Gelin: Halit Halit (diye bağırır)

Halit: Naldu ha naldu

Gelin: Anam yok yatağı hiç bozulmamış

Halit: Ne demek yok

Gelin: Vallah heryere bağtım. (alay ederek) bütün çeyizini de almış gitmiş, (Gülerek) anan kocaya kaçmış.

Halit: Olmaz böyle şey (deyip sinirle dışarı çıkar)

Gelin: (Oynamaya başlar) Oh oh kurtuldum çok şükür

Erkek Çocuk ve Nihal içeriden salona girer.

İkisi birden ne oldu anne (derler)

Gelin: Neneniz kocaya kaçtı Allah kurtulduk üçü birden oynarlar.

O sırada kapı çalar, erkek çocuk kapıyı açar içeriye Halit Kaynana ve Abuziddin içeri girer.

Gelin: (Şaşkınlıkla) Noli noli

Halit: Anamla yolda karşılaştım, Abuziddin Emmiyi ve anamı Naciye dışarı atmış.

Kaynana: Artığ burda oturacağız zaten ev benim delmi istemeyen gider.

Halit: Neden ana o ki evleneceksiniz dışarı atacak deliz ya.

Abuziddin: (Titreyerek) Gelin kahvaltı hazır del mi çabuk hazırla (deyip bastonunu geline doğru sallar)

Gelin: Vay başıma gelenler (der başını tutarak yere çöker
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
>>>VAY BAŞIMA GELENLER (TİYATRO OYUNLARI, SKEÇLER, PİYESLER, ORATORYOLAR) <<<
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
www.arabeskrap.gen.tr :: Eglence & Oyun & Sinema & Komikler :: Flim & Sinema Bölümü :: Tiyatro Bölümü-
Buraya geçin: